Öğrenme Yolları
Öğrenme, tekrar ve yaşantı sonucu davranışlarda meydana gelen oldukça
kalıcı değişikliklerdir. Bir çok davranışımız öğrenme sonucu
kazanılmıştır. Ancak tüm davranışlarımız öğrenilmiş değildir.
Olgunlaşma sonucu ortaya çıkan davranışlar : Örneğin; Ergenlik döneminde gencin sesinin kalınlaşması,
İçdürtüler (fizyolojik güdüler) : Açlık, susuzluk, cinsellik
İçgüdüler : Örümceğin ağ yapması
Refleksler : Bebeğin doğar doğmaz emme davranışı, ışık karşısında göz bebeklerinin küçülmesi öğrenme sonucu edinilmiş davranışlar değildir.
Öğrenme ile Anlama Arasındaki Fark
Öğrenme ile anlama aynı şey midir?
Derste anlamak sınavlarda başarılı olmak için yeterli midir?
Anlama, algı alanına giren olayları herhangi bir araca başvurmadan
doğrudan doğruya kavramaktır. Bir konunun öğrenilmiş hale gelebilmesi
için ise davranışa dönüştürülebilmesi gerekir.
Bir konunun ya da kavramın öğrenilmiş olmasının en önemli ölçütü sınavlarda aldığınız puanlardır.
Öğrenme Yolları
Yaşamımız süresince öğrendiğimiz bilgiler ve davranışlar yalnızca tek
bir yolla edinilmezler. Birden çok öğrenme biçimi vardır ve tüm
yaşamımıza yayılan deneyimlerimizi ve bilgilerimizi, ödüllendirerek,
koşullanarak, nesneler ve olaylar arasındaki bağları kurarak, gözleyerek
ya da fizyolojik gelişime bağlı bedensel yeteneklerimizi kullanarak
öğreniriz.
Koşullanma Yoluyla Öğrenme
Deneme – Yanılma Yoluyla Öğrenme
Psiko-Motor Öğrenme
Model Alarak Öğrenme
Bilişsel Öğrenme
Koşullanma (Şartlanma) Yoluyla Öğrenme
Koşullanma yoluyla öğrenme belki de üzerinde en çok durulan öğrenme
yoludur. Koşullanma iki olay arasında bağ kurmaktır. Klasik ve edimsel
koşullanma olarak ikiye ayrılır. Klasik koşullanmada, organizma aynı
anda gelen iki uyaranın birbiriyle ilişkili olduklarını öğrenir. Edimsel
koşullanmada ise organizma, bir davranışın ne türden sonuçlara yol
açabileceğini öğrenir; böylece davranışın, sonuç ile bağlantısını
öğrenir.
UYARI : Klasik koşullanmada tepkisel
davranışlar koşullanır. Bunlar göz kırpma, salya salgılama gibi refleks
türü davranışlardır. Korku ve kaygılar da klasik koşullanma yoluyla
öğrenilir.
Klasik Koşullanma : Organizmanın, doğal uyarıcıya karşı gösterdiği
tepkiyi, tekrarlar sonucu yapay uyarıcıya karşıda göstermesidir.

Örnek : Pavlov zile salya tepkisi vermeyen köpeğe zil karşısında salya tepkisi vermeyi öğretmiştir.
Normal koşullarda bir köpeğin yanında zil çalınması durumunda köpek salya salgılamaz. Zil sesi nötr uyarıcıdır.
Bir köpeğe et verildiğinde ise köpek otomatik olarak salya salgılar.
Salya tepkisi doğuştan gelen refleks türü tepkidir, öğrenilmemiştir.
Burada et koşulsuz uyarıcı yani doğal uyarıcıdır.
Pavlov zile salya tepkisi vermeyen köpeğe zil karşısında salya tepkisi vermeyi öğretmiştir.
Şöyle ki : Önce zil çalıp sonra et verme işlemini defalarca
tekrarlamıştır. Bir süre sonra yalnızca zili çaldığında köpek et gelecek
beklentisi içinde olduğundan zile karşıda salya tepkisi göstermiştir.
Bu durumda zil sesi koşullu yani öğrenilmiş ya da diğer bir deyişle
yapay bir uyarıcı olmuştur. Köpeğin zil sesinde göstermiş olduğu salya
salgılama davranışı da koşullu yani öğrenilmiş yapay bir tepkidir. Bu
sürece klasik koşullanma yoluyla öğrenme denir.
Video 1.:Klasik Koşullanma
Klasik Koşullanmayla İlgili Temel Kavramlar
Genelleme : Bir organizmanın, koşullandığı
durumlara benzer durumlara da aynı davranışı göstermesidir. Örneğin
salıncaktan düşerek bir yeri incinen çocuk, çocuk bahçelerinden hatta
çocuk bahçesine benzer yerlerden de korku duyabilir.
UYARI : Genellemenin dışında bir de uyarıcı
genellemesi vardır. Uyarıcı genellemesi, organizmanın koşullu uyarıcıya
karşı gösterdiği tepkiyi koşullu uyarıcıya benzeyen diğer uyarıcılara da
göstermesidir. Pavlov’un deneyinde zile karşı salya tepkisini
göstermeyi öğrenen köpeğin zile benzeyen çıngırak sesine de aynı tepkiyi
göstermesi bir uyarıcı genellemesidir.
Ayırt Etme : Organizma, benzer uyarıcılar,
benzer tepki gösterebildiği gibi uyarıcılar arasındaki farkı da ayırt
edebilir. Pavlov’un deneyinde köpeğin önceleri zil sesine benzeyen
çıngırak sesine de gösterdiği tepkiyi daha sonra yalnızca zil sesine
göstermeye başlaması ayırt etmeye örnektir. Köpek zil sesini çıngırak
sesinden ayırt etmiştir.
Sönme : Koşullu uyarıcı (zil) defalarca
verildiğinde koşulsuz uyarıcı (et) ortama gelmezse organizma koşullu
uyarıcıya karşı gösterdiği tepkiyi zamanla göstermez olur.
Kendiliğinden Geri Gelme : Sönme davranışı
gerçekleştikten sonra organizmanın tekrar yapay uyarıcıya (koşullu
uyarıcıya) karşı tepki göstermeye başlamasıdır.
UYARI : Kendiliğinden geri gelmenin olabilmesi için ortamda doğal uyarıcının olmaması beklenir. Örnek :
Zil sesine tepki göstermeyen organizmanın belli bir süre sonra (ortamda
et olmadığı halde) zil sesine tekrardan tepki göstermeye başlamasıdır.
Bitişiklik : Doğal uyarıcıyla yapay uyarıcının
aynı anda ve birbiri ardı sıra verilmesidir. Pavlov’un deneyinde zil
çalındıktan en geç 5 saniye içerisinde et verilmiştir.
Edimsel Koşullanma (Operant Koşullanma) :
Organizmanın, davranışlarının sonuçlarına bakarak yeni davranışlar
kazanmasıdır. Başka bir deyişle organizmanın bir ödüle ulaşabilmek ya da
cezadan kaçabilmek için istenilen davranışları yapmasıdır.
Video 2.: Edimsel Koşullanma
Edimsel Koşullanmayla ilgili Temel Kavramlar
Pekiştireç : Bir davranışın yapılma sıklığını
artıran uyarıcılardır. Örneğin iyi bir ödev yapmış öğrenciye öğretmenin
sınıfta teşekkür etmesi bir pekiştireçtir.
Olumlu Pekiştirme : İstenilen davranış yapıldıktan sonra, organizmaya hoşa giden bir uyarıcı verilerek davranışın kuvvetlendirilmesidir.
Olumsuz Pekiştirme : Hoşa gitmeyen bir uyarıcıdan kaçınabilmek için istenilen davranışın yapılmasıdır.
Ceza : İstenmeyen bir davranış yapıldıktan sonra organizmaya hoşa gitmeyen bir uyarıcının verilmesidir.
Ceza iki türlü verilebilir :
· Ortamdaki olumlu uyarıcı çekilerek. Örnek : Yemek yemeyen çocuğa daha önceden verilen çikolatanın kesilmesi
· Ortama olumsuz bir uyarıcı katılarak. Örnek : Yemek yemeyen çocuğa kızılması.
UYARI : Hem olumlu hem de olumsuz pekiştirmede,
organizmanın pekiştirmeye konu olan davranışlarında artma gözlemlenir.
Olumlu pekiştirmede organizma, istenilen davranışı ödüle ulaşabilmek
için yaparken, olumsuz pekiştirmede ise rahatsızlık veren bir durumdan
kurtulmak ya da kaçınabilmek için istenilen davranışı yapar.
Cezayla olumsuz pekiştirme genellikle karıştırılır. Ceza istenmeyen
davranış yapıldıktan sonra organizmaya verilir. Olumsuz pekiştirmede ise
organizma hoşa gitmeyen uyarıcıdan kurtulabilmek için istenilen
davranışı yapar. Örneğin karnesinde birçok zayıf getiren öğrencinin
babası tarafından cep harçlığının kesilmesi cezaya örnektir, cep
harçlığının kesilmesi korkusuyla iyi bir karne getirerek istenilen
davranışı yapan öğrencinin durumu ise olumsuz pekiştirmeye örnektir.